Renklerin Yolculuğu

Ailem bitkinin ve toprağın dilini bilir. Çiftlikte büyüdüğüm için bende dillerini biraz öğrendim hala çok okumam, dinlemem, görmem, öğrenmem gerek. Yaşadığımız toprakların büyük bir renk paleti var. Her bölge mevsimine göre farklı renkler veriyor. Toprağın ve bitkilerin birbirleriyle bağlantıda olduğunu, sizi gördüğünü, kokunuzu aldığını, hafızasının olduğunu bilmelisiniz. Toplayıcı olmak çok kolay bir şey değildir. Siz bitkileri değil bitkiler sizi yönlendirir. Siz onların sadece elçisi olabilirsiniz.

 

  Anadolu’muzun çok eski geleneği doğal boyamacılıktır. Bu kadim bilgilerden yola çıkarak yaptığım araştırma ve denemelerle kendi renk skalamı oluşturdum. Ayrıca başka coğrafyaların toprak ve bitkilerinden boya elde etme yöntemlerini kendi kullanım koşullarıma göre formülize ettim. Bitkilerin pigmentlerini(boyar madde) almak birçok işlem gerektiriyor toprağı, denizi, ateşi kullanmayı bilmek gerek. Uzun yıllar geçtikçe ışık sürtünme nem gibi doğal şartlara dayanıklı olması önemli.

 

 

Pigmentlerini çok kullandığım bitkiler; Papatya, ceviz, sumak, çivitotu, indigo, rubia(kök boya); Alizarin boyar maddesi Osmanlı Kırmızı'sı da denir. Formülü yıllarca saklanmıştır.

Topraktan da pigment elde ediyorum. Daha çok dere ve kayalık bölgelerden.

 

 

“Biz bilincin hakkını vermeye ve iki ayak üzerinde yürümeyi öğrenirken, bitkiler fotosentezi icat ediyor ve organik kimyayı kusursuz hale getiriyorlardı.”
- Michael Pollan